Www.Chatoda.Com Chat Chat Odaları Hoşgeldiniz

Yakup Tahincioğlu Vefat Etti

YakupTürkiye’nin en iyi taninmis Anonim Sirket’lerden birtanesi olan Tahincioğlu Holding Sirket’in kurucusu olan Yakup Tahincioğlu vefat etti.

Tahincioğlu Holding ile Kent Gıda Maddeleri San. ve Tic. A.Ş.’nin kurucusu ve Onursal Başkanı saygıdeğer Yakup Tahincioğlu’nu 20.04.2013 tarihinde hayatını kaybetti.

1933 yılında Mardin’de doğan Yakup Tahincioğlu, İstanbul İktisadi ve Ticari İlimleri Akademisi’nde okurken Kent Gıda Maddeleri A.Ş.’nin ilk nüvesini oluşturan ufak bir imalathane kurarak sanayi sektörüne ilk adımını atmıştır. 50 seneyi aşkın saygın meslek hayatı süresince kuruculuğunu ve Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı 60′tan fazla şirket bünyesinde 16 fabrika, 3 otel, 2 alışveriş merkezi de dahil olmak üzere sayısız tesise hayat veren Yakup Tahincioğlu, Türk sanayisinin duayenleri arasında yerini almıştır. 25 yıl Türkiye Gıda İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu üyeliği yapan Yakup Tahincioğlu; MAREV (Mardinliler Eğitim ve Dayanışma Vakfı), Deyrulzafaran Manastırı Bakım, Onarım ve Yaşatma Derneği başta olmak üzere birçok vakıf ve derneğin kuruculuğu ve başkanlığı ile sayısız hayır kurumunda çeşitli vazifeler de üstlenmiştir.

Ayrıca İstanbul Süryani Ortodoks Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkanlığını da yapan Yakup Tahincioğlu 2011 yılında yayınlanan “Tarihleri, Kültürleri ve İnançlarıyla Süryaniler” kitabını da kaleme almıştır

15 Kasım 2004 / CEMAL A. KALYONCU
Kent Gıda’nın kurucusu ve Süryani Kadim Cemaati lideri, Mardin doğumlu Yakup Tahincioğlu, çocukluğunun Mardin’inde, ayrım yapmadan her dinin bayramını birlikte kutladıklarını söylüyor. Tahincioğlu, Kent Gıda’nın bayram temalı reklam filmleriyle, bayram coşkusunu yeniden hatırlatmak istediklerini anlatıyor.
Birkaç senedir, bayramlara vurgu yapan reklamlar neredeyse dizi film gibi merakla izlenir oldu. İş yaşamının çarkları arasında sıkışıp kalanların, bayramlarda, aslında ne kadar çok insan olduğunu hatırlattı bu reklamlar bizlere. Bunların gözleri en çok dolduranı, 2000 yılında yayımlanan Kent Gıda’nın reklamı olmuştu. Reklamda, yaşlı adam ve kadın, bayramın ilk günü sabahtan akşama kadar torunlarını beklemiş, fakat bekledikleri gelmeyince bir hüzün kaplamıştı ortamı.

Bugünkü Kent Gıda’yı 1956 yılında kurarak günümüze taşıyan, 2002 yılında da şirketin yüzde 51′ini Cadbury Schwpeppes Grubu’na satıp payına düşen hisselerin yönetimini oğlu Özcan Tahincioğlu’na bırakarak emekli olan Yakup Tahincioğlu, çocukluğunda yaşadığı, şimdi yavaş yavaş kaybolan bayram coşkusunu halka yeniden hatırlatmak için bu temayı özellikle tercih ettiklerini söylüyor. Tahincioğlu, çocuklukla gençlik yıllarını geçirdiği Mardin’de, değişik dinlere mensup insanların birbirlerinin dinlerine duydukları saygı ve anlayış ortamında büyümesinin kendini böyle bir düşünceye ittiğini anlatıyor.

Mardin, gerçekten de Müslüman, Hıristiyan hatta belirli bir döneme kadar Musevilerin de yaşadığı bir yerdi. Hatta Mardin, yüzyıllardır, Çerkes, Ermeni, Keldani, Yezidi, Arap gibi çeşitli milliyetlere mensup bir demografik yapıya sahipti. Bu kadar zaman bir arada yaşayarak, birbirlerinin dinlerine saygı gösteren ve dini bayramlarını kutlama alışkanlığı geliştiren Mardinlilerden biri olan Yakup Tahincioğlu, göçlerle başka yerlerde yaşamaya devam etseler dahi, özellikle eski kuşaklardan tüm Mardinlilerin, dini bayramları kutlama geleneğini sürdürdüklerini belirtiyor. İstanbul’da, Mardinlilerin bir araya geldiği kültür ve yardımlaşma derneği olan MAREV mesela, bayramların kutlandığı bir yer olarak varlığını sürdürüyor.

Tahincilik baba mesleği

1933 yılında Mardin’de, dokuz çocuklu Süryani bir ailenin altıncı çocuğu olarak dünyaya gelen Yakup Tahincioğlu’nun ataları da çok çok uzun yıllar Mardin’de yaşamıştı. Yakup Tahincioğlu’nun dedesi dericilik yaparken, babası Abdullah Tahincioğlu, ailenin gıda işine girmesine vesile olmuştu. Abdullah Bey, 1922′lerde, gıda işine yönelerek belki de bugüne uzanan işin temellerini atmıştı.

Abdullah Tahincioğlu, beygirle çevrilen değirmende kavrulmuş susamı ezerek tahin haline getirmekle başlamıştı işe. 1946 yılına kadar burada helvacılara mal satarak çocukları ile birlikte ticaret yapan Abdullah Tahincioğlu, Mardin, Diyarbakır, Siirt, Elazığ ve Malatya illerinin ihtiyacını da karşılıyordu. Bu tarihten sonra aile Mardin’den ayrılarak Diyarbakır’ı merkez edindi.

Yakup Tahincioğlu da ilk ve orta okulu Mardin’de tamamladıktan sonra Diyarbakır Ziya Gökalp Lisesi’nde tahsilini devam ettirdi. Normal bir öğrencilik hayatı vardı.

Yakup Tahincioğlu’nun, ailesiyle beraber, özellikle Mardin’de geçen günlerine dair unutulmaz anıları vardı. O yıllardan hatırladıkları arasında Süryani ailesiyle Müslüman komşularının birbirlerinin bayramlarını nasıl birlikte kutladığı önemli yer etmişti: “Çocukluğumda, Müslümanların bayramında babamın, komşulara bayram tebriğine gittiğini çok gördüm. Sonra Müslüman komşularımızın bizim dini bayramlarımıza gelip bayram tebriklerini yaptıklarını, birbirlerine takıldıklarını, hatta şakalaştıklarını çok yaşadık, çok gördük. Hatta böyle darılma noktasına gelecek kadar ciddi şakalar olmasına rağmen gayet tatlı günlerdi o günler.”

Sahurda bütün şehir kalkardı

Herkes, diğer dinlere mensup komşularının bayramını paylaşır, coşkusuna katılırdı. Ne de olsa bayramın, Tahincioğlu’na göre iki amacı vardı: “Allah’a ibadet etmek, insan nefsini körletebilmek ve bizi yaratan Allah’a karşı olan duyguları pekiştirmek. İkincisi de insanlar arasında sevgi bağlarını kurmak, dayanışma ve yardımlaşma kavramını yerleştirmekti. Özellikle imkanı bulunmayan kişilerin, oran dairesinde yardıma muhtaç olanlara el uzatma vesilesidir bayramlar. O bakımdan dini bayramlar, bazı kişilerin tahrikleri ile oluşan kötü düşünceleri bertaraf etmek için bir vesiledir.”

Henüz geride bıraktığımız ramazan ayı ile ilgili, din ayrımı yapılmadan bir hayatın sürüldüğü böyle bir ortamda yine unutulmaz anıları vardı Tahincioğlu’nun: “Mardin’de sahur vakti de ilginçti. Milleti davulla sahura kaldırırlardı. Yaz aylarında Mardinliler damda yattığı için bütün şehir ayağa kalkardı. Ve zaman zaman, ayrı dinlere mensup olsa da sahurla birlikte gidip konuşmalar, sohbetler yaparlardı kendi aralarında. O kadar iç içe bir yaşam vardı.”

Süryani Kadim Cemaati Başkanı

Bugün Süryani Kadim Cemaati Başkanlığı da yapan Yakup Tahincioğlu, bu bakımdan son yıllarda oluşturulmaya çalışılan dinlerarası diyalog ortamına da eskiden beri alışkındı: “Çeşitli din mensuplarının, kutsal gecelerine karşılıklı olarak birbirlerini davet etmeleri kardeşlik, sevgi ve hoşgörü duygularının artmasına büyük katkılar sağlıyor. Ben şahsen bunu müşahede ettim. Son yıllarda ilahiyat fakültelerinde yetişmiş çok değerli din adamlarımız var. Müslümanlardan kastediyorum. Mesela Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Bardakoğlu’nun televizyonda yaptığı konuşmaları da çok dikkatle dinledim. Hiçbir din mensubunu kırmamaya olmamaya özel önem gösteriyor.”

Sayıca fazla kardeşi olduğu için tahsilini devam ettirme imkanı bulunan Yakup Bey, üniversite eğitimi için 1952 yılında İstanbul’a göç eder. O yıllarda İstanbul’un nüfusunun 600 bin olduğunu anlatan Tahincioğlu, Sultanahmet’teki İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ne yazılır.

Talebelik yaparken bir yandan da iş hayatına giren Tahincioğlu, Diyarbakır’daki kardeşlerinin gönderdiği parayla Kent’i kurar. 1955 yılında da İstanbul Kasımpaşa’da küçük bir imalathane açarak üretime başlar. Önder adını verdiği bisküvi ile pazara giren Tahincioğlu, zamanın Türkiye’si şartlarında tüketiciye ulaşmaya başlar. Ülker bisküvi de ondan on yıl önce kurulmuştur. O yıllarda Türkiye’de bir yandan da 1950′lerde iktidara gelen bir Demokrat Parti (DP) rüzgarı esmektedir.

Kent’in kurucusu

Yakup Tahincioğlu, ailenin Mardin’de kalarak büyüyemeyeceğini düşünerek İstanbul’da kök salmanın aile için kaçınılmaz olduğunu düşünmüştür. İstanbul’da iş tutunca da aile 1958-60 yılları arasında yavaş yavaş buraya yerleşir. Tahincioğlu ailesinin, Mardin’den göç eden yüzlerce aileye nazaran buradan ayrılmasının sebebi ise tamamen ekonomiktir.

1956 yılında bugünkü Kent Gıda’nın temellerini atan Yakup Tahincioğlu’nun işleri de zamanla büyümeye başlar. 1958′deki sarsıcı devalüasyona rağmen 1960 yılında, Şişli’de, zamanın en modern tesisini kurarak Kent Gıda’nın ilk fabrikasını açar. Bu yıllarda şekerlemenin yanı sıra sakız üretimine de girer şirket. 1960 İhtilali ülkeyi olduğu kadar onları da sarsar; ama bunun etkisi ülkedeki herkesi etkilediği kadar olur.. Çünkü ailenin siyasi bir yanı yoktur; ailede siyasetçi de bulunmamaktadır: “Bazıları bundan kârlı çıktı. Biz olumsuz etkilendik. Çünkü biz sanayici idik. Gıdada stokçu olamazdık.”

1970′li yıllarda Kent Gıda ürün çeşitliliğini artırır. 12 Mart İhtilali’nin olduğu yıl Missbonbon’u, 1973′te Tofy markasını sürer piyasaya. 1974 yılında çıkarılan Tipitip sakızı sayesinde Türk tüketicisi yeni bir karakterle tanışmış olur. Tipitip’ten, Kent Gıda ve Yakup Tahincioğlu da çok memnun kalır: “Güzel bir satış yapmıştık onunla. Sonra artık onun talebi azaldı, yerine başka çeşitler kondu.”

İhtilaller bitmeyecekmiş gibi onar yıl arayla Türkiye siyasetini sarstığı gibi ekonomiyi de sıkıntıya sokmaktadır o dönemlerde. 1983′lere kadar Türkiye’de ekonomi iç pazara sıkışmış, kendi yağıyla kavrulmaya çalışan bir yapıdadır. 1983′te Türk siyasetinde Turgut Özal devreye girince ülke de hızla dışa açılır. Artık hammadde için ithalat yapmak daha kolaylaşmıştır. İhracat da eskiye göre daha kolay yapılmaktadır. Üzerinde döviz taşıyanlar da suçlu sayılmayacaktır.

İstanbul Sanayi Odası’nda Meclis üyeliği yaptığı zamanlardan tanıdığı Turgut Özal’la Türkiye’nin önünün açıldığını düşünen Tahincioğlu, bu sayede Kent Gıda’nın da sıçrama yaptığını anlatmaktadır: “1983′ten itibaren yavaş yavaş ihracata başladık. 1997 yılında Kent 61 milyon dolar ihracat yaptı. İhracat, toplam üretimin yüzde 60′ına erişti.”

1990 yılında yüzde 15′ini borsada halka açan Yakup Tahincioğlu, 2002 tarihinde şirketin yüzde 51′ini İngiliz Cadbury Schwpeppes Overseas’a satarak emekli olur. Kendi hissesine düşen yönetim hakkını Tülin, Tülay ve Meral adında üçü de ev hanımı olan kızlarının dışındaki tek erkek oğlu Özcan Tahincioğlu’na devreden Yakup Bey’in, Kent Gıda’nın dışında bir de Nida İnşaat adında şirketi bulunmaktadır.

Yakup Tahincioğlu’nun işten el çektiği Kent Gıda ise şekerlemecilerin altı ay öncesinden üretimlerine başlayıp hazırlık yaptığı bayramda toplumsal içerikli reklamlarla satışını artırmayı hedeflemektedir: “Şekerleme sanayi ile uğraşan kişiler ağırlıklı olarak dini bayramlarda, özellikle Ramazan Bayramında büyük çapta satış yaparlar. Ve bayram gelmeden 5-6 ay önce hazırlık yapmak zorundadırlar. Şimdi, bu bayramla o kadar iç içedir ki bizim ürettiğimiz ürün, ister istemez bayramda, büyükleri anma, ellerini öpme, paylaşma, güzel duyguları yaşatma düşüncesi kendilğinden gelir.”

Bütün semavi dinlerde var bu

-Bayramlarda şeker hediye götürme, ikram etme Süryanilerde de var mı?

“Hem de nasıl! Bana göre, bilmiyorum ama bütün semavi dinlerde var bu şeker, lokum ikramı. Zaman zaman böyle cevizden yapılmış sucuk götürürlerdi.”

Spora daha çok milli takım düzeyinde olmak üzere ilgi duyan, Mardinspor’un galibiyetlerine sevinen, Türk klasik ve halk müziğinden hoşlanan, yaşamı boyunca, iş hayatının sürüklediği doğrultuda ilerlediği için yaptığı tercihlerinde pişmanlık duymayan Süryani Kadim Cemaati lideri Yakup Tahincioğlu’nun geride bıraktığı sürede ‘keşke’ dediği tek konu vardır: “Keşke Türkiye, İkinci Cihan Harbi bittikten sonra serbest pazar ekonomisine girebilmiş olsaydı. Belki bugünkü Türkiye bambaşka bir Türkiye olacaktı. Bana göre anlamsız birtakım tutucu kararlarla Türkiye’nin inkişafı baltalandı, tabiri caizse. Yapanların öyle bir art niyetleri yoktu. O günün koşulları gereği almış oldukları kararlar buydu ama…”

Bu İçeriği Paylaş: Twitter | Facebook | Email

Yakup Tahincioğlu Vefat Etti Yorumlar

Yorum yapılmamış


Yorum yapın


Yakup Tahincioğlu Vefat Etti Etiket

Google, Yahoo ve Bing gibi arama motorları üzerinde Chat | Chat Siteleri | Chat Odaları | Chat Sohbet | Chat Odası Chat Chat Odaları Chat Sohbet Chat Siteleri Üzerine Kurulmus Olan Bay Ve Bayan Chat Üzerine Hizmet Vermekteyiz..

Chat | Chat Odaları

Chat Siteleri